Sosyo Sapien

Black Mirror-smithereens bölümü hakkında
oladabilir / Kültür Sanat
8 ay önce

Black Mirror-smithereens bölümü hakkında

Black Mirror dizisinin 5.sezonunun 2.ci bölümü.Youtube'da Barış Özcan'ın paylaştığı videonun ilk 30 saniyesini izleyip daha fazla spoiler almadan diziyi izleyeyim dedim.Diziyi izledim,sonra da Barış Özcan'ın bölüm hakkındaki değerlendirmesini izledim.Barış Özcan'ın diziden çıkarımları entelektüel açıdan çok hoş,lakin ben konuya biraz daha farklı yaklaşıyorum.
[Bundan sonrasında spoiler mevcut]
Hikayeden kısaca bahsedeyim.Aracıyla gece yolda ilerlerken sıkıldığı için smithereens isimli uygulamayı (bir nevi instagram/twitter) açıp bakan adam trafik kazası geçiriyor ve kendisi kazadan sağ çıkarken o sırada yan koltukta olan nişanlısı ölüyor.Karakterin alt metni bu yani.Ama tabii ki Black Mirror bunu ballandıra ballandıra sonlara doğru veriyor.
Bu adam her gün smithereens isimli sosyal medya şirketinin kapısında Ubercilik yapıyor ve smithereens şirketinde çlaışan birini aracına almayı umuyor.Ardından çalışan birine denk geliyor ve onu kaçırıp -polisleri de peşine takarak- şirketin sahibi olan Billy Bour ile görüşmeye çalışıyor.Sonunda bu milyar dolarlık adama ulaşıyor ve aralarında samimi bir konuşma geçiyor.Billy de (Mark Zuckerberg gibi biri) diyor ki "yahu ben de bıktım valla ürettiğim şeyi durduramıyorum artık keşke böyle olmasaydı yav".
Sonra polis bu kaçıran adama ateş ediyor falan...
Hikayenin ana fikri ne midir?
Sosyal medya bizi bizden daha iyi tanıyor ve onun kölesi olmuş durumdayız.Resmen bizi uyuşturuyor.İyi de,insan evladının ilk zaafiyeti mi bu?
İnsan evladı henüz ortada dert edilecek bir modern dünya -ki black mirrorun asıl olayı modern dünya ve teknolojiye giydirmek- dahi yokken kafa bulmak için kaktüs yapraklarını kurutup sigara gibi içmiyor muydu?Şarabı bulan insanoğlu doyumsuzca şaraba abanmıyor muydu uyuşmak için?Futbol fanatikliğimiz yüzünden çocuklarımıza matematik ve edebiyattan önce takımdaki oyuncuları saymayı öğretmedik mi?Ve o bu spor karşılaşması için küfür etmeyi...
Black mirror'un olayı popüler kültürü bizi bataklığa götürüyormuş gibi göstermek.Peki Netflix popüler kültürün parçası değil mi?Bize ne izleyeceğimizi aşılıyor,verilerimizi topluyor ve ona göre daha çok izlememiz için sürekli önerilerde bulunuyor çünkü...
Yer yüzünde insanoğluyla ilgili değişen hiçbir şey yok.Bir tarafta her popüler olandan etkilenen,hayran olan bir aptal kalabalık,diğer taraftaysa bundan kar elde eden bir azınlık var.Sosyal medya bağımlılığı insan oğlunun düştüğü ilk çukur değil,son da olmayacak.Çünkü kapitalist düzenin amacı sizi yok etmek değil yaşatabildiği kadar yaşatıp her şeyinizden faydalanmaktır.
Olur da bir gün Black Mirror falan gibi dizileri bu denli ciddiye almayı bırakırsak,bilin ki pop kültür uyuşturucusundan arınmış,kendimize daha fenasını bulmuşuzdur...
Türkiyede kaliteli içerik üreten sayılı adamlardan olan Barış Özcan'ın konuyla ilgili videosunu da (her ne kadar farklı çıkarımlar yapmış olsak da) bu kadar bahsetmişken paylaşmamak olmaz:
https://www.youtube.com/watch?v=WRgkyImOYzA

undefined
0 0Yanıtlar(0)